26 Eylül 2010 Pazar
Tuzlu Türk Kahvesi ve Japon Ekonomisi
25 Eylül 2010 Cumartesi... İki dirhem bir çekirdek giyindik, süslendik. Çiçeğimizi çikolatamızı aldık, Kutlay Ailesi'nin evinin yolunu tuttuk. Asansörde ikinci kat yerine üçüncü kata basmanın haricinde eve girişimiz sorunsuz oldu. Biraz muhabbetin ardından özenle hazırlanmış Hale spesyali tuzlu, karabiberli ve tarçınlı (!) kahvemi içtikten sonra tam ablam Japonya'nın bozulmaya yüz tutmuş ekonomisinden bahsediyordu ki babamın "Biz buraya hayırlı bir iş için geldik..." cümlesi ile pozisyon aldık. Hafif titrek sesle yapılmış kısa ama etkili bir konuşmanın ardından Melike'yi anne ve babasından istedik. "Eh, çocuklar birbirini görmüş, beğenmiş, bize de 'Evet' demek düşer" cevabını aldık. Bu cevap herkeste gözle görünür bir rahatlık yarattı. Biraz daha sohbet, muhabbet derken evden sözlenmiş olarak ayrıldık. İşin zor kısmı sorunsuz bitmiş oldu, sağsalim haftaya da yüzükleri taktık mı rahat bir 'Oh' çekeriz...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)