17 Ekim 2010 Pazar

Hancı, Bana Şarap Getir


Biraz geç de olsa Melike ile yaptığımız Şirince gezisi günlüğünü blog'a aktarayım dedim. Evet, Şirince'deydik. Şarapları ve butik otelleriyle ünlü Selçuk'un bu 'şirin' köyüne günübirlik bir gezi düzenledik. Tabi adet gereği şaraphanelerde şarap denedik. Lakin bizden önce buraya giden diğer tanıdıklarımızın aksine biz bütün şaraplardan tadıp sarhoş olmadık, gayet efendi ve etik bir biçimde sadece şarap almayı düşündüğümüz yerlerde bir kaç yudum aldık. Sonrasında köyün yukarı taraflarındaki Rum Kilisesi'ni gezdik.

Yol üzerinden aldığımız papatya tacıyla Melike Rum Kilisesi'nde


Yukarıda manzara gerçekten çok güzeldi. Yandaki fotoğrafta her ne kadar suratsız çıksam da (alerjik bir bünye olduğum için burun kaşıntım azmıştı) gayet güzel bir geziydi. Acıkınca kilise yolu üzerinde yukarılarda manzaralı küçük bir lokantada mantı yedik. Sıcak havayı ve yoğurdu yiyince bastıran rehaveti ise köye göre biraz modern kaçan bir Cafe'de Türk kahvesi içerek attık. Bu benim Şirince'yi ilk ziyaretimdi, son olmamasını umuyorum. Önce aldığımız şarapları bitirelim de gitmeye bahanemiz olsun, ne demiş şair: "Gönül ne kahve ister, ne kahvehane; Gönül muhabbet ister, kahve bahane..." ya da bunun gibi bişey işte...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder